Gezimizi yarılamıştık ki ben yorgunluktan ölmekteydim. Daha katılacak bir fuar, görüşülecek birçok firma vardı. Taze meyve ve sebzelerden müteşekkil vitamin deposu yapmamiş olsaydım, çoktan Çin`deki bir hastane ile tanışmış olacaktım. Endüstrileşmenin Avrupa`dan daha sonra başladığını taptaze sebze ve meyve ile görmek mümkün. Ne yazık ki daha doğal yiyecekleri gelişmiş ülkelerde neredeyse 3-4 katına almak zorunda kalıyoruz. Lafı uzatmadan Shanghai yoluna düşelim. Hangzhou-Shanghai arası araba ile 2,5-3 saati buluyormuş. Sordum soruşturdum en iyisi trenle gitmekmiş. Biz de atladık hızlı trene ve tam 1 saat 18 dakika en lüks kompartımanda 7-8 dolar maliyetle çok güzel, manzaralı bir yolculuk yaptık. 40 basamaklı merdivenden bavullarımızı trene taşırken tüm turistlerin yüzünde aynı acı ifade vardı "neden bunları getirdim ki ben şimdi?" Çünkü minik Çinli kardeşlerimiz bir el çantası ile dünyayı gezmeye devam ediyordu. Daha trajiği bilet gişesini bulamamak oldu. En sonuna biraz İngilizce bilen bir polis bana yardımcı oldu da bilet alabildim. Çok güzel trenleri var ve hayatımda gördüğüm en büyük taşıt tuvaletine sahip. Doğu kültürlerindeki temizlik önyargısının aksine, olukça temiz bir ülke. Ne yerde bir çöp gördüm ne de insanların saygısızca çöpleri sokağa attığını. Zor bela bavulları 30-40 basamaktan trene indirdik ve trene yerleştik.
Yeşillikler ve minik derelerden oluşan görsel bir şölen eşliğinde 1 saat 18 dakikalik yolculuk yaptık ve Shanghai`e ulastık. Çok enerjim kalmadığından mıdır yoksa ilk andan itibaren atmosferini sevmegiğim için midir bilmem, bu şehir beni pek etkilemedi. Nedense bir New York havası vardı, çok kirlenmiş, karışık ve biraz karanlık geldi bana. Otelimiz tam şehrin göbeğinde ve önümüzde de meşhur People Square. Birkaç cadde yürüyünce ırmak kenarına inip akşam ışıklı manzaraları ve şehrin simgesi televizyon binasını seyredebilme imkanım oldu. People Square öyle bir yer ki sanki Ankara Kızılaydaki eski Çarşı mağazası; herkes burada buluşuyor. Arada bir müzikle fıskiye gösterisi yapıyorlar. Şansıma üç defa geçtim, her defasında da başka bir atraksiyon
Akşam olunca günün yorgunluğunu renkli çarşılarda atmaya çalıştık. BEnce burayı gezmek için en azından bir ay gerekli. Nanjing Road ve ismini unuttuğum rengarenk ışıklı caddeler New York Time Square misali, heran capcanlı. Nehir kenarında akşam gemi turları da tıpkı Istanbul gecelerinde oldugu gibi. Benim en sevdigim şehirlerin mutlaka denize yada bir su birikintisine bir uzantısı bulunur. Nil nehri yumuşak yumuşak akarken ortanyal müzikle suyun üstünden akmak, İstanbul'da Anadolu-Avrupa arasında mis gibi boğaz havasını solumak, Pearl River kıyısında bisiklet sürmek, Chicago`da mimari eserleri rüzgara rağmen seyretmek ve tabi gecenin en renkli ve en karanlık anında Shanghai temaşaa etmek, hepsi hayatın en güzel lezzetlerinden.
Shanghai 2007 Ekim 上海市
Comments Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: China, people square, shanghai, çin, şankay
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)